Gündem Bilim Teknoloji Spor Dünya Ekonomi Siyaset Sağlık Eğitim Kültür Sanat Magazin Yaşam Reklam Künye Gizlilik Sözleşmesi İletişim
Yazılım ve Tasarım: Bilgin Pro © 2024KRT TV Tüm Hakları Saklıdır

İstanbul Üniversitesi'nin halka açılmasına öğrencilerden tepki

İstanbul Üniversitesi’nin kampüslerini halka açması öğrenciler arasında tepkiye neden oldu. Açıklama yapan öğrenciler, akademisyenler, personeller dahil herkesin güvenlik açıkları sebebiyle hedef haline gelebileceğini belirtti. Üniversiteliler, “Alınan bu karar geri çekilsin, fakülteler arası geçiş yasağı kaldırılsın, kampüs kapıları ziyaretçilere değil öğrencilere açılsın” çağrısı yaptı.

İstanbul Üniversitesi’nin (İÜ) kampüslerinin kapılarını ziyaretçilere açması öğrenciler tarafından tepkiyle karşılandı. "Duvarsız Üniversite" söylemiyle ziyaretçilere açılan kampüsler için alınan karara yönelik öğrenciler merkez kampüsü önünde basın açıklaması yaptı.

Uygulamayı kabul etmediklerini belirten öğrencilerin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Üniversitelerin halk ve öğrenci arasında bir “bilim köprüsü” olması ancak güvenli kampüslerin inşa edildiği, karar süreçlerine tüm bileşenlerin dahil olduğu ve akademide özgürce bilim yapılabildiği bir yaklaşımda mümkündür. “Duvarsız Üniversite” ise öğrencilerin fakülteler ve kampüslerde özgürce dolaştığı, taciz ve saldırı korkusu yaşamadan güvende hissettiği, sosyal aktiviteler ve üniversite yaşamına katılabildiği bir üniversitedir“

Üniversitenin öğrencilerine geçen döneme kadar fakülteler arası giriş yasağı uyguladığı belirtilen açıklamada, sosyal alanların ve kulüp etkinliklerinin kısıtlandığı, taleplerine rağmen okulun geleneksel şenliklerine izin verilmediği vurgulandı.

Kuruma ayrılan bütçeye değinilen basın açıklamasında şöyle denildi:

“Günümüzde eğitim ve araştırma halihazırda ticari bir faaliyet olarak değerlendirilirken kampüsün fiziki ortamının doğrudan ticarete açılması kabul edilemez. Ülke genelinde en çok bütçe ödeneğine sahip okullardan birisi olan İstanbul Üniversitesi’nin yemekhane ve kütüphanelerinin durumu, elindeki kaynak ve maddi güçle açıkça çelişmektedir.

Biz, İstanbul Üniversitesi öğrencileri olarak, kütüphane ve akademik kaynak bakımından eksik ve yetersiz okulumuzun ticarethaneleşmesiyle birlikte, iddia edildiği üzere bilimsel bir merkez olmaktan gittikçe uzaklaşacağını biliyoruz. Okulumuzu bir ticarethane gibi işletmek için eğitimin ve akademik gelişmenin bir kılıf olarak kullanılmasının karşısında net tavrımızı koruyoruz. Kaliteli, eşit ve adil eğitim ilkeleri doğrultusunda, öğrenci merkezli ve güvenli kampüsler istiyoruz. Bugünkü kampüs yaşantısı düşünüldüğünde farklı kesimlerden, yaşam tarzlarından ve dünya görüşlerinden öğrencilerin bir araya gelerek kendi çabalarıyla oluşturmaya çalıştığı güven ortamı bu karar ile zedelenmeye açıktır.

Üniversitemizin tarihi düşünüldüğünde yalnızca öğrenciler değil, akademisyenler, personeller ve üniversitenin bütün bileşenleri olası güvenlik açıkları sebebiyle, kampüste dahi, hedef haline gelebilir.

Kampüsün içinde nispeten güvende olan ve kampüsü yaşam alanı bilen kedi ve köpeklerin yoğun insan akışı üzerine yaşayacağı huzursuzluk ve güvensizlik hesaba katılmalı. Hayvanların zarar görmesi gibi olası durumların da yaptırımsız kalacağı açıktır"

İlginizi Çekebilir
SONRAKİ HABER